Sunum hazırlarken durağan figürler yetmeyebiliyor. Örneğin bir sistemin nasıl yakınsadığını veya salındığını göstermek için animasyon yapmak gerekebiliyor. Bunu da ‘avi’ olarak kaydetmek istemiyorum, ‘gif’ olsun. İnternet sayfasına da koymak kolay olsun. Resimdeki animasyonu oluşturan kod şöyle:

1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
gifDosyaAdi = 'ornek.gif';
 
% Ornek olsun diye, uc boyutlu bir tane grafik çizelim
% Ama başka grafik de olabilirdi
Z = peaks; surf(Z); 
axis tight
set(gca,'nextplot','replacechildren');
for j = 1:20 
    surf(sin(2*pi*j/20)*Z,Z)
 
    % Şu anki ekranı alalım
    RGB = frame2im(getframe(gcf));
 
    % GIF olacağı için (örneğin) 256 tane indekslenmiş renge indirgeyelim
    [IND, map] = rgb2ind(RGB, 256); 
 
    if j == 1 % İlk kare ise, yeni oluştur
 
        % 'LoopCount' animasyonun ne kadar döneceğini gösteriyor, Inf
        % sonsuz demek. Dokümantasyonda "GIF-Specific Parameters" diye
        % aratırsanız diğer parametreler de çıkar.
        imwrite(IND, map, gifDosyaAdi, 'gif', 'LoopCount', Inf); 
 
    else % Değilse, eskisinin peşine ekle
        imwrite(IND, map, gifDosyaAdi, 'gif', 'WriteMode', 'append'); 
    end
end
close % Figürü kapat

Evrimianlamak.org yayında!

22 Tem 2008 Kategoriler: Bağlantılar Okunma sayısı: 33

Evrim konusunun Türkiye’de tartışılmasını ve anlaşılmasını sağlayacak kaynak yetersizliği göz önünde bulundurularak başlatılan bir proje Temmuz 2008′de ilk meyvesini veriyor.

Evrim Çalışkanları adlı gönüllü grubun yürüttüğü proje ABD Kaliforniya’daki Berkeley Üniversitesinin hazırlamış olduğu “Understanding Evolution” adlı sitenin Türkçe’ye çevrilmesi ve zaman içinde Türkiye’ye özgü içerik üretilmesini kapsıyor.

Kolay ve anlaşılır bir evrim kılavuzu olmayı hedefleyen siteye evrimianlamak.org adresinden ulaşabilirsiniz.

Evrim Çalışkanlarıyla ilgili daha fazla bilgi için tıklayınız.

  • Yoruma kapalı

Firefox’a B.Ü. Kütüphanesi arama eklentisi

21 Tem 2008 Kategoriler: Bağlantılar Okunma sayısı: 32

Onur, her seferinde Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesi’nin sayfasına girip arama yapmaya üşenenler için Firefox eklentisi yazmış. Tavsiye ederim…

Müzik okumasına başlangıç

19 Tem 2008 Kategoriler: Müzik Okunma sayısı: 44

Müzik konusunda daha detaylı bilgi edinebilmek için biraz kitap taraması yaptım kütüphanemizde. İki tane kitap dikkatimi çekti: Birincisi “Exploring Music: The Science and Technology of Tones and Tunes“, ikincisi “Müzik Sorunlarımız Üzerine Araştırmalar“.

Aslında “Science and Music” kitabını gözüme kestirmiştim ama n’apalım, malzeme böyle, eldekilerden bunlar gözüme çarptı. Kitapları alırken şöyle karar verdim: Birincisi ile daha teknik bilgileri öğrenir ve genel aşamanın durumu hakkında fikir sahibi olurum. İkincisi ile de Türk müziği ile ilgili çalışmaların durumunu okumuş olurum.

İlkinin önsözünü okudum ve de şöyle bir taramasını yapabildim henüz. Yaylı çalgılardan üflemelilere kadar değişik müzik aletlerinin ses çıkarma yollarını irdeliyor, sayısal müzik ile müzik sentezleme üzerine bilgi veriyor. Armoni, örnekleme, akustik, vb. gibi temel konuları da içeriyor. Esasen, 1989-90 yıllarında BBC’de gösterilen ve çok ilgi uyandıran bir programdan derlenmiş. Yazarı, Charles Taylor, halkın bilimi daha iyi anlamasına katkılarından dolayı Kraliyet Topluluğu’ndan Michael Faraday ödülü almış. Dediğine göre küçükken fizik ve müzik hocası aynı kişiymiş ve ona müteşekkirmiş çünkü müziğin bilimselliğini ona o aşılamış ve her iki konuya da onu aşık etmiş.

İkinci kitap ise birçok TÜrkçe makalenin derlenmiş hali. Yazarı Ayhan Zeren, arka kapakta yazdığı üzere şunu hedeflemiş:

“Yurdumuzda müzik konulu bilimsel araştırmalar çok azdır. Gerçi son yıllarda, akademik ilerleme sürecinde zorunlu olarak gerçekleştirilen lisansüstü tezler dolayısıyla, araştırma sayısında bir artış varmış gibi görünmektedir. Ama bu araştırmaların pek çoğu, çeşitli nedenlerle yayınlanamıyor. Zaman zaman çeşitli kaynaklarda yayınlanmış olanlardan da, bu kaynaklar yaygın olarak bilinmediği ve her zaman da kolayca elde edilemediği için, çoğu kez, konuya ilgi duyan kimselerin bile haberi olmayabiliyor.

Yapılan araştırmaların mümkün olan en kısa sürede ilgilenenlere duyurulması ve böylece onların eleştirisine sunulması, bilimsel ilerlemenin olmazsa olmaz koşullarından biridir. Bazı formaliteleri yerine getirmiş olmak için birkaç kişi arasında kotarılıp kimsenin haberi olmadan rafa kaldırılan araştırmaların bilime hiçbir katkısı olamaz.

(…)

Elinizdeki kitap, çeşitli zamanlarda, çeşitli dergilerde yayınlanan müzikle ilgili makalelerden, çeşitli kongrelere sunularak yayınlanan bildirilerden, çeşitli yerlerde verilen ve sonra yayınlanan konferanslardan bazılarını seçerek oluşturulmuştur. Bu yazılarda işlenen müzik konuları çok çeşitlidir. Ayrıca, bütün bu konular müzik dünyamızda pek de alışık olunmayan değişik biçimlerde araştırılmış ve sunulmuştur. Bu küçük hacimli kitabın, böyle araştırmalar yapmak isteyeceklere soluk da olsa bir ışık sağlamasını ümit ediyorum.”

Bu metni okuyunca ümitlenerek açtım kapağını ve başladım okumaya… Makalelerden derlenme olduğu için mi bilemiyorum ama pek akıcı gelmedi bana. Okurken ilk dikkatimi çeken şey kitabın kaynakçasının olmaması. İçinde anlatılan türlü türlü konu var ama hiç atıf yok. İkincisi de benim gibi işin matematiğiyle/fiziğiyle beraber verilmesini bekleyen bir kişi için çok uzunca/detaylı yazılar içermesi ve de figürlerle iyi beslenmemesi. Daha birkaç makale okudum ve kesin yargı belirtemiyorum, sadece izlenimlerim böyle. Ama Türk müziği özelinde ilgili konular içeriyor. Bunları Charles amcadan öğrenemem!

Bir de kitaptaki yakınma durumu dikkatimi çekti. Bizim insanımızda bulunan, diğer  memleket insanlarının ilgisizliğinden/cahilliğinden hayıflanma durumu bu kitapta da dikkat çekiyor ve açıkçası ben daha bilimsel konuların tartışılmasını yeğliyorum. Çünkü bu yakınma durumu günlük hayata da bulaşıyor ve kimin ne yaptığıyla  ilgilenmeye başlıyoruz. Kendi beğenilerimizi, heyecanlarımızı onlarda da görmek istiyoruz. Oysa bilim yapıldığı zaman, heyecan ve tartışma gelecektir zaten.  Öte yandan, Charles Taylor’un kitabı büyük bir coşku ile başlıyor…

Okunacak kitabın “ders kitabı” (textbook) özelliğinin ağır basması gerekiyor ki okuyan kişi yalnız başına takip edebilsin. Malum; öğretebilmek büyük beceri işi!

Sizin bu konuda önerebileceğiniz kitaplar/kaynaklar var mı?

Komşuda pişer, bize de düşer

16 Tem 2008 Kategoriler: Genel Okunma sayısı: 48

Gün geçmiyor ki mahallemizde yeni bir olay daha olmasın ve ben sakin bir gün geçireyim. Sıcakların verdiği hararetle açılan pencereler, zıplayarak karşı binaya ulaşma darlığındaki sokağın heyecanını aynen benim odaya dolduruyor. Sanki komşularla aynı evde yaşıyoruz! Öyle ki geceleri horlayan horlayana, uyumak zor. Adam maç seyrediyor, gol olunca beraber seviniyoruz. Yemek pişiyor, kokusu burnumun direklerini kırıyor. Belediye amme hizmeti olsun diye konser düzenliyor, gelip bizim sokakta yapıyorlar.

Bugün de bir kavga çıktı, ortalık birbirine karıştı. Komşunun iki kızı birbirine girdi. Büyük balık küçük balığı yuttu desek daha doğru olur. Anne balık da gayet “cool”, alışmış herhalde, arada bir “sakin olun” demekle yetindi. Öyle bir bağrıştılar ki ne sakinliği, ben gerildim üst katta. Sözde evde kaldık huşu içinde çalışalım diye! Neyse, asıl ilgimi çeken kavga esnasında bir ara sarfedilen şu sözler:

- Kızıııım, adam ol!
- Konuşma be!
- Adam ol adam!
- Sen adam ol asıl!
- Adam gibi dur, otur yerine! ….

Ben pek anlamam toplumsal cinsiyetten fakat bu kadarına da pes dedim doğrusu!

Artık nasıl kavga ettilerse, sonunda anneleri küçük için “ayağın kırılmış olabilir, hastaneye gidelim mi?” diye sorarken büyük aynı inatla homurdandı: “Oh olsun!”

Ses ve ışık

13 Tem 2008 Kategoriler: Genel Okunma sayısı: 117

Hayatta iki tane çok merak ettiğim konu var: biri ses, diğeri ışık. Aslında koku, his ve tat da dahil olmak üzere tüm duyularımızı merak ediyorum ama bu ikisinin yeri ayrı işte.

Hem öyle akademik çalışma için falan merak etmiyorum. Mühendis kafasıyla “biraz anlayıp hemen uygulama geliştirmeye kalkışmak” için de değil. Hakkaten ne olduklarını anlayamadığım için merak ediyorum. Tamamen kişisel tatmin için yani.

Aslında pek Fransız değilim bu konulara. Yıllardır okuyoruz. Muhtelemen çoğu emsalimden daha çok şey biliyorumdur ama yetmiyor. Etrafta öyle ders falan da yok işlerin özünü tartıştıran. Zaten çoğu öğretmen ne anlattığını bilmiyor. Gidip sorsam gülerler herhalde. Çünkü problemler çok daha ileri seviye. Ben ses neydi, nasıl titreşim ya hani nerde, renkleri beyin nasıl algılıyor, bu ses neden hoşuma gidiyor da diğeri gitmiyor, otomatik türkü besteleyen Aşık Bilgisayarî yapılabilir mi diye kafa patlatırken atı alan Üsküdar’ı geçer. Ben de öyle bakakalırım.

Planımı her zaman olduğu gibi bir haftalık, bir aylık, bir yıllık falan yapmıyorum. Birkaç yıl sürer en az, belki de kemâle eremeden göçeriz. Müzikle uğraşmanın verdiği ilham ile sesten başlamak en mantıklısı. Temel bir kitap bulup çok geç olmadan yola koyulmak lazım…

İLKYAR 2008 Öğretmen Yaz Kampı

10 Tem 2008 Kategoriler: Bağlantılar Okunma sayısı: 118

Boğaziçi Üniversitesi desteğiyle hazırlanan İLKYAR 2008 Öğretmen Yaz Kampı 30 Haziran - 4 Temmuz 2008 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleşti. Daha ayrıntılı bilgiye internet sitesinden ulaşabilirsiniz.

İlköğretim Okullarına Yardım Vakfı (İLKYAR) hakkında bilgiye de buradan ulaşılabilir.

Dans etmek

29 Haz 2008 Kategoriler: Bağlantılar Okunma sayısı: 212

Şu dünyada müzik ve dansın önüne geçebilecek bir mutluluk kaynağı var mı acaba? Dört dakika boyunca sırıtmışım, yeni farkına vardım. Özellikle 2:37′deki Hintli kızlarla olan bölüm harika! 1:21′de de bir sürpriz var, anlatmayayım, kendiniz görün…

Yağmur yağarken, güneş doğarken, yerçekimine karşı, suyun içinde, maymunlarla birlikte, yaşlı genç, çoluk çocuk, erkek kadın, siyah beyaz, şişko zayıf, 7′den 70′e herkes gece gündüz dans ediyor. Ne güzel :)

Not: Oynatıcının içinde sağ alttaki “tam ekran” tuşuyla tam ekranda izleyince bazı ayrıntılar daha iyi görülüyor.


Hangi cehennemde bu Matt? (2008), Matthew Harding, Vimeo.

Nasıl bir eğitim?

29 Haz 2008 Kategoriler: Genel Okunma sayısı: 186

Güzellikler nasıl yitirilir, değerler nasıl kaybedilir, fırsatlar nasıl kaçırılır? Hüzünle biten umut dolu bir yolculuk: Köy Enstitüleri.

Bugün rastladım bu belgesele. Önceden Enstitüler hakkında yazılar, kitaplar okumuştum, çok etkilenmiştim. Görünce de etkilenmemek mümkün mü? Türkülerle, zaybeklerle, halaylarla, klasiklerle, tartışmayla, çalışmayla dolu dolu bir eğitim. Belgeselin sonu her Türk filmi gibi malum; kötü son! Türkiye’de şu anda tartıştığımız gündemlerden de belli zaten.

İlk bölüm, yani kuruluş felsefesi nasıl bir ideal! Tonguç’un yolladığı yazı: “Hiç bir öğretmen öğrenciye el kaldırmayacak, vurmayacak, bağırmayacak, …”. Hem de öğretmenler, bunu velilerin cebine akrep girmesin diye değil, böyle olması gerektiğine inandığı için yapacak. Her hafta tüm öğretmen, öğrenci ve personelin buluştuğu bir özeleştiri toplantısı olacak. Her öğrenci bir enstrüman çalmayı öğrenecek. Eğitim seviyemizin ne durumda olduğunu, teorinin  pratikten kopuk işlevsizleştiğini birebir yaşayarak öğrendiğimiz ‘Günümüz Türkiyesi’nden maziye buruk bir bakış. Çok eskiden değil, yarım yüzyıl önce; çok uzakta değil, bu coğrayfada. Hem de burnumuzun dibinde ne büyük denizlere açılmışız, ne büyük bir ordu kurmaya çalışmışız. Nerdeeen nereye…

Güzelliklerin önü tıkansa da umutlar tükenmez; bir gün herşey daha güzel olacak!

Buraya kadarmış…

26 Haz 2008 Kategoriler: MATLAB, Programlama Okunma sayısı: 196

Hepimiz seyrederken öldük öldük dirildik, ama maalesef buraya kadarmış. Sağlık olsun. Milli takımımıza tebrikler! Herkes alkışlar, slogan atar. Bizim farkımız olsun: buyurun MATLAB ile bayrağımızı çizelim :)

% Türk Bayrağı çizelim
 
clc, clear
 
k = 15;     % k'yı değiştirerek ebatlarla oynayabilirsiniz.
 
G = 18*k;   % Yükseklik: 18k
L = 27*k;   % Genişlik: 27k
bayrak = im2uint8(zeros(G, L));
 
x = 1:L;
y = 1:G;
[X,Y] = meshgrid(x,y);
 
% Önce beyaz daire çizelim
Z = (X-9*k).^2 + (Y-9*k).^2;
beyazDaireKoordinatlari = find( Z <= (4.5*k)^2 );
bayrak(beyazDaireKoordinatlari) = 255;
 
% İçine kırmızı daireyi oturtalım
Z = (X-10.125*k).^2 + (Y-9*k).^2;
kirmiziDaireKoordinatlari = find( Z <= (3.6*k)^2 );
bayrak(kirmiziDaireKoordinatlari) = 0;
 
 
% Yıldızı çizelim
px = [427 455 499 471 499 455 427 427 381 427] ./ 800 .* L;
py = [206 243 229 267 305 291 328 281 267 253] ./ 533 .* G;
in = inpolygon(X,Y,px,py);
bayrak(in) = 255;
 
% Şimdi siyah beyaz noktaları renklendirelim
% Bayrak kırmızı (212,0,0) renk üstüne 
% beyaz (255,255,255) ay yıldızlı.
renkliBayrak(:,:,1) = max(bayrak,212);
renkliBayrak(:,:,2) = bayrak;
renkliBayrak(:,:,3) = bayrak;
 
% Buyurun...
imshow(renkliBayrak)

Hakkında

Buradaki içerik, kendi uğraşılarımdan ve de kullanmaktan yarar gördüğüm veya hoşuma giden uygulamalardan ibarettir. Bende durmasındansa, burada yer alıp başkalarının da yararlanmasını ve eleştirmesini tercih ettim. Sizlerin de katkıda bulunmaları beni fazlasıyla memnun eder. Genel olarak yandaki kategorilerde ve alttaki etiketlerde yazılarım var.

Severek bloglanmanız dileğiyle...

İsmail Arı

Güzel Bir Söz

Etraflıca çalış, doğru bir şekilde araştır, dikkatlice düşün, düşündüklerini gözden geçir, ciddi ve samimi bir şekilde uygula. — Konfüçyus