Her gün yeni şeyler öğreniyorum. Ama nedense eskisine göre daha da hızlı unutuyorum çoğu şeyi. Daha doğrusu unutmak denemez tam olarak ama rafta alt sıralara gidiyorlar, belli çağrışımlar yakalamak lazım geri getirebilmek için. Bunun için bir çok yöntem var:

1 - Ezberlemek (Akla Yazmak)

Ne yazık ki eskidendi o. Artık mekanizma tekliyor. Öğrenilmesi gereken ne çok şey varmış! Bu kadar şeyi kim aklında tutabilir? Anca sürekli haşır neşir olduğum şeyleri unutmuyorum. Çok temel şeyler bile akıldan uçup gidiyor.

2 - Elle Yazmak

Uğraştığım çoğu alan pek elle yazıp çizilecek gibi değil. Sadece formüllerle uğraşmıyorum ki. Bir resim geliyor girdi olarak, sonuçlarını da görmem lazım örneğin. Veya aydınlanma formülünün sahneyi nasıl değiştirdiğini. Bunlar bilgisayarımın ekranında anlam kazanan şeyler. Çıktı alıp yazılara eklemeyi denemiştim bir aralar ama hem ağaçlara yazık, hem daha sonradan saklaması ve arama yapması zor, hem de çok meşakkatli. Öte yandan düşünmeye çok zaman kalıyor, o yüzden değeri yadsınamaz.

3 - Bilgisayarda Yazmak

LaTeX’te formülleri yazmak ve kodun tasarımını değiştirmek kolay, grafikler ve tablolar zor; kelime işlemci programlarında (Word gibi) formüller, alıntılar ve organizasyon zor, tablolar ve grafikler kolay. Yani genel anlamda dokümantasyon çok emek isteyen bir iş. Özenle hazırlanmış küçük bir “tutorial” hazırlamak (abartmıyorum) 6-7 saat alır. Bir de şöyle bir durum var: Başka birinin yazdığı ve anladığım bir dokümanı (eğer tezimde, kitabımda, raporumda, vb. kullanmayacaksam) neden tekrar yazayım ki? Bana ne! Hazırlayacağım şeyin öncelikle bana faydası olması lazım.

Hazırlanan dokümana resim eklemek, video eklemek, demo için kodu çağırmak, vb. mümkün olduğu için bu yöntem çok zahmetli ama çok etkili. İleride üstünde güncellemeler yapmak mümkün, arama seçeneği eklenebilir, kopyala/yapıştır ile başka belgelere aktarılabilir. Artısı çok!

4 - Anladıklarımı Anlatıp Sesimi Kaydetmek

Ses kaydı da yapan MP3 çalarımı ilk aldığım sıralar bir dersten sınava hazırlanırken denemişliğim var. Kitaptaki konuyu okuyorsun, anladıklarını birine anlatır gibi konuşup kaydediyorsun. Örneğin İstanbul trafiğinde otobüste millet senin şarkı, türkü (ya da günümüz gerçeği olan reklamları) dinlediğini düşünürken sen “işletim sisteminde bilmem ne nasıl yapılır”, kendi sesinden onu dinliyorsun! Oturduğun yerden çalışıyorsun, sonra da sınavdan en yükseklerden birini alıyorsun. Ne güzel!

Gelgelelim burada da sadece ses var, görüntü yok! Etkisi 3 gün sürer - sürmez. 1 yıl sonra dinleyince hiç bir şey ifade etmez. Kısa vade için iyi ama uzun vade de gümler.

5 - Anladıklarımı Anlatıp Ekran Görüntüsü + Sesimi Kaydetmek

Buna “podcasting” diyorlar internet aleminde. Sadece ses yok, görüntü de var. Görüntünün içinde resimler, metin, grafikler, yazılım gösterimleri, vb. olduğunu düşünürsek çok çok etkili bir yöntem. Hatırlamak istediğin dokümanı (ya da herneyse) açıyorsun. Ağzında mikrofon, elinde fare; etkileşimli bir şekilde hem fareyle işlemleri yapıp hem de anlatım yapıyorsun. Sonunda bir video elde ediyorsun ve onu saklıyorsun. Ne kadar zahmetli de gözükse bir doküman hazırlamaktan daha kolay bence. Ve bir sürü çağrışım kipini barındırıyor. Harcanan zaman ileride sıfırdan çalışmaktan daha kârlı olabilir.

Elbette sorunları/eksikleri var. Örneğin sonradan güncelleme yapmak zor. O yüzden küçük parçalar halinde yapmak iyi olabilir. Arama yapması zor, videodaki belgelere ulaşmak zor. Onun için de her video belli anahtar sözcüklerle ve kaynaklarıyla birlikte saklanırsa bu sorun da kısmen hallolur. Hafıza o kadar da büyük sorun değil artık. Bir anahtar sözcük arama yazılımı yapmak da kolay.

6 - Anlatılanların Kodunu Yazmak

Bir bilgisayar mühendisine bir koddan daha etkili bir anlatım aracı olamaz herhalde. Kodda akıldakiler sınanır, sonuçlara bakılır. Yani eller kirletilir biraz, bu da öğrenmenin olmazsa olmazı. Ama kodun yanında destekleyici anlatım olmazsa zayıf kalabilir, yorumları yetersiz olabilir, programlama dili bilinmeyebilir.

Kod yazmak hepsinden zor da olsa, temiz bir kod unutulmama değerini ikiye katlar.

Sonuç

İnsanım, unuturum, 1 zor. Çalışırken karalama kağıtsız olmaz, yani 2 şart. Yeni bir şey bulursam ne âlâ; 3‘ü kullanırım. 4‘ün modası geçiyor. 5‘i denemem lazım, içimden bir ses iyi bir yöntem olacağını söylüyor. Belki bazılarını burada paylaşırım. Örneğin FFT yazısını buraya yazmak benim çok zamanımı aldı, bir de benim motivasyonum unutmamak için kendime yazmak, başkalarıyla da mümkün olan şeyleri paylaşmak. İkinci kısım ağır basınca sıkılıyorum yaptıklarımdan. O yüzden bahsettiğim yazının hazır elimde bulunan halinin video anlatımını hazırlayarak başlayabilirim bu işe. 6‘nın faydasını yıllardır görüyorum. Bunun için yakın zamanda bir site de kurmuştum, bazen dönüp baktığımda yazdığım kodları 10 dakika daha ayırıp oraya geçirdiğim için seviniyorum.

Bir de küçük bir ayrıntı var, geçmeden olmaz. Tüm bunlarda bir kişisellik olmalı. Bu da formüllerde notasyon; kodda programlama tekniği, adlandırma, vb.; anlatımda da özgünlük oluyor. İnsan kendinden parçalar görürse daha iyi hatırlıyor.

Tüm bunları yazınca kendimi Memento’daki (üstte resmini de eklediğim) Guy Pearce gibi hissettim!