kişisel internet günlüğü
Hayatta iki tane çok merak ettiğim konu var: biri ses, diğeri ışık. Aslında koku, his ve tat da dahil olmak üzere tüm duyularımızı merak ediyorum ama bu ikisinin yeri ayrı işte.
Hem öyle akademik çalışma için falan merak etmiyorum. Mühendis kafasıyla “biraz anlayıp hemen uygulama geliştirmeye kalkışmak” için de değil. Hakkaten ne olduklarını anlayamadığım için merak ediyorum. Tamamen kişisel tatmin için yani.
Aslında pek Fransız değilim bu konulara. Yıllardır okuyoruz. Muhtelemen çoğu emsalimden daha çok şey biliyorumdur ama yetmiyor. Etrafta öyle ders falan da yok işlerin özünü tartıştıran. Zaten çoğu öğretmen ne anlattığını bilmiyor. Gidip sorsam gülerler herhalde. Çünkü problemler çok daha ileri seviye. Ben ses neydi, nasıl titreşim ya hani nerde, renkleri beyin nasıl algılıyor, bu ses neden hoşuma gidiyor da diğeri gitmiyor, otomatik türkü besteleyen Aşık Bilgisayarî yapılabilir mi diye kafa patlatırken atı alan Üsküdar’ı geçer. Ben de öyle bakakalırım.
Planımı her zaman olduğu gibi bir haftalık, bir aylık, bir yıllık falan yapmıyorum. Birkaç yıl sürer en az, belki de kemâle eremeden göçeriz. Müzikle uğraşmanın verdiği ilham ile sesten başlamak en mantıklısı. Temel bir kitap bulup çok geç olmadan yola koyulmak lazım…
Yorum Ekle