kişisel internet günlüğü
Hiç ortada yokken bu yazıyı yazmak farz oldu. Dün 1,5 saat, bugün de 2 saat olmak üzere toplam 3,5 saat kadar güzelim zamanımı internetten uçak bileti almaya çabalamakla geçirdim. İki adet süper firmanın süper internet sayfaları sayesinde çok hızlı işlemler yaptım. Birisi Sunexpress, diğeri ise Onurair. Şöyle ki, sayfaları TCDD‘nin sitesinden bile şahane. Şimdi, bu iki siteden örneklerle (içine üçüncüyü de katayım, şu an elimde ona ait yeterli örnek olmasa da bol bol harika deneyim var) size “nasıl internet sayfası yap(ma)mak lazım”ı anlatacağım. İyi dinleyin, not alın…
Türkçe, kendi yazım kuralları ve kelime dağarcığı olan bir dil değildir, kafanıza göre takılabilirsiniz
Türkçe’de “ç”,”ğ”,”ı”,”İ” gibi harfler vardır ama fazlalıktır, kullanmaya gerek yoktur. Örneğin “Giris Hatasi” diyebilirsiniz, “Giriş Hatası” demeye uğraşmayın. “Online”, aslında İngilizce’dir. Ama siz boşverin, ne önemi var? Zaten resmi dili Türkçe olan bir devletin kurumu musunuz ki, niye kafaya takasınız? Hele “ONLİNE” demenizde hiç ilginçlik yoktur, çünkü “İ” karakteri Türkçe’den İngilizce’ye çoktan girmiştir. Benzer şekilde, “Internet” yazımı Türkçe’ye çok uygundur. Yanlış yazmak istersek “İnternet” yazarız (ya da “örütbağ” deriz). “Login” kelimesi de çok güzel bir Türkçe kelimedir. “Oturum aç”, “giriş”, “giriş yap” gibi karşılıkları vardır ama amaaan karıştırmayın şimdi! İnsanlar anlıyor ya, güzel konuşma/yazma dersi mi bu?
İnsanlar programlamayı doğarken öğrenir, hatta çoğu hata ayıklayıcı gibi yaşarlar
Yapacağınız sistemi sıradan insanlar kullanır, yani testçiler değil. Tabii yazılım işbölümüne uyarak, ayrıca testçiler çalıştıracağınızı düşünürsek! Sizde muhtemelen tüm işi tek bir eleman yapacaktır, neyse bozuk vermeyelim. Sıradan insanlardan kastım genel kullanıcılardır ve malumunuz bunların çoğu programlama bilerek doğar. Hatta Java’yı varsayılan dil olarak anne karnında öğrenirler. Örneğin, “null null” ne demekmiş, bilirler. Hatanın ne olduğunu siz anlayamayabilirsiniz ama onlar için bu iş çocuk oyuncağıdır. Örneğin, ERR0 hatasını bir bakışta kavrayıverirler. Daha tatmin edici bilgiler vermeye hiiiç gerek yoktur.
Yazılım yayına girdiğinde hata ayıklama kipi açık kalmalı ki sistem şeffaf olsun
Şu günlerde şeffaflık önemli bir konu. Yazılımın hata ayıklama kipini (”debug mode”) açık bırakırsak politik duruşumuzu da belli edebiliriz. Şeffaflık müşterilerimiz için önemli bir kalite göstergesidir. Örneğin, Apache Tomcat kullandığımızı bilsinler ya da sistem kredi kartı bilgilerini aldıktan sonra patlayıp hatayı çok samimi bir şekilde bize bildirsin. Param gitti mi diye düşünen müşteri, “vay be samimiyete bak, mest oldum” desin. Öğrenciyken hocalar sürekli, anlamlı değişken adları kullanın derlerdi ya, ne gerek varmış bir türlü anlayamadım! Zira, “xx” ve “tbl1″ adlarını kullanmanın ne gibi sakıncası olabilir ki?
Kullanıcıların parası boldur, bu yüzden kredi kartlarının güvenliğine önem vermezler
Ah bu kullanıcılar, ah! Hem uçağa binerler, hem de param yok diye ağlanırlar. Bu pimpirikli kullanıcıların kredi kartı bilgilerinizi ne diye güvenlik safsatası ile teminat altına alasınız ki? Onlar için formları hızlı doldurmak daha önemli olsa gerek. “Formları otomatik doldur” seçeneğini açık bırakın da, böylelikle kolaycacık işlem yapsınlar. Ama küçük bir tüyo yazın da sonra sorun yaşamayın: “Bilgisayarınızı başkalarına kullandırmayın. Ya da ortak kullanımdaki bilgisayarlardan bu siteye girmeyin.”
Bunlar dışında örneksiz birkaç madde daha vereyim, sitelerinizde mutlaka uygulayın:
Sevgili okurlar, size çok değerli bilgiler verdim. Hem de bedavaya! Siz siz olun, yazılımlarınızda bu maddeleri sıkı sıkıya uygulayın. İlerde bir ulaşım firması kurarsanız böyle örnek siteler kurun. Malum, bir seferden elde edeceğiniz gelir ile daha iyi bir site yapmayı/yaptırmayı herkes düşünür, hizmet değil kâr önemlidir, siz ayrıcalıklı olun…
Sinan Ayyıldız
5 Ekim 2008, 10:35 pm
Ağzına sağlık İsmail. Nefes almadan bir solukta okudum çok güzel bir yazı.
ismailari
8 Ekim 2008, 9:49 pm
@Sinan Ayyıldız: Teşekkürler Hocam :)
İsa Engiz
11 Ekim 2008, 1:59 pm
Çok güzel bir yazı, teşekkürler.
Onur Air’in sitesini görünce çok şaşırdım gerçekten, koskoca firma neden sitesine o şekilde reklam koyarki? Kendi reklamını yapıyor olsa bile, gerçekten absürd duruyor. Bari adsense falan kullansalarmış.. Ve bu site neden hep aşağı doğru “scroll” olabiliyor, bunun için çok uğraşmışlar mı?
ismailari
11 Ekim 2008, 2:36 pm
Aa, aşağı doğru çektikçe uzamasına hiç dikkat etmemiştim. Çok ilginçmiş. Nasıl becerebilmişler acaba, aklım ermedi, zor olanı yapmışlar.