ismailari.com İsmail Arı'nın internet güncesi

Samsung X360 ve Ubuntu

2009 14 Ağustos

Yeni bir dizüstü aldım, Samsung X360. Ağırlığı, hızı ve pil süresi aklımı çelmişti, sonuçtan da şimdilik çok memnunum. İşlerim için üstüne Ubuntu kurmam gerekiyordu. Optik sürücüsü olmayan bir bilgisayara Ubuntu kurmak isteyen herkes altta bahsedeceğim ilk sorunla, Samsung X360′da parlaklık sorunu yaşayan Linuxçular da ikinci sorunla karşılaşacaklardır. Tarama yaparken öğrendiğim basit çözümleri kısaca anlatayım.

Optik sürücüsüz bir bilgisayara Ubuntu’yu nasıl kurarım?

Bilgisayarınızın Windows’u zaten içerdiğini varsayıyorum (herhangi başka bir bilgisayardaki Windows veya Linux işletim sistemi ile de yapabilirsiniz ama bu varsayımın doğru olması çok olası).

  1. Unetbootin‘i indirin ve kurun.
  2. Ubuntu (veya desteklenen herhangi bir başka dağıtım [ne yazık ki Pardus yok]) kalıp dosyasını internetten bilgisayarınıza indirin (.iso uzantılı olan dosya).
  3. Kurulum dosyalarına yetecek hafızaya sahip bir USB belleğiniz olsun.
  4. Unetbootin’i kullanarak belleği Ubuntu kurulum dosyaları ile doldurun. Kullanımı sitesinde yazıyor.
  5. Bilgisayarınız açılırken BIOS’a girip USB bellekten başlatma ayarını yapın (boot order).

Sonra, CD’den Ubuntu’yu nasıl yüklüyorsanız her şey öyle kolay olacak, hatta daha da hızlı olacağı için bu yöntemi keşke önceden kullansaymışım dedim. Boş yere CD harcamaktansa USB’den yüklemek daha iyi.

Samsung X360′a Linux kurdum, parlaklık sorunu var, ayar düğmeleri çalışmıyor. Ne yapayım?

Burada anlatılanları yapabilir ya da sonraki sürümlerde düzelmesini bekleyebilirsiniz.

Türk İşaret Dili Sözlüğü

2009 31 Temmuz

tid_screenshot Okulda açılan işaret dili dersini alırken en büyük sıkıntı hocanın gösterdiği işareti unutmaktı. Dersi alan birkaç kişi olunca ve işaretin nasıl yapıldığını hiçbirimiz hatırlayamayınca bakacak yer ne yazık ki olmuyordu. (Koç Üniversitesi’nin kaynak sitesi var fakat birkaç dersten sonra oradakileri bitirdik). Evde çalışırken hep bir görsel sözlük olsa da oradan bakabilseydik diye düşünürdüm. Sonunda bu iş bize nasip oldu :)

Pınar‘la birlikte, bilgisayarla görü alanındaki çalışmalarımız için PILAB olarak topladığımız işaret dili videolarından herkesin kullanabileceği bir sözlük yapmaya karar vermiştik. Kısa bir süre önce projeyi kısmen bitirdik fakat eksikleri olduğu için yayınlamayalım diye düşünüyorduk. Fakat bir türlü fırsat bulup da tüm eksikleri gideremedik. Şu anki haliyle yayınlamaya karar verdik. İşte yeni TİD Sözlüğü!

Toplanan verilerde, videolara ait kelime yazımlarında ve sözlük yazılımında yanlışlar olabilir. Ülke çapında oturmuş bir işaretler bütünü olamadığı için (işaret topladığımız anadili işaret dili olan insanlar birbirleriyle “o işaret öyle olmaz böyle olur” gibisinden çok tartışmaya girdi çünkü) yapılan işaretlerde genele göre farklılıklar olabilir. Daha güzelinin oluşturulmasına yardımcı olursanız çok müteşekkir oluruz. Her türlü öneri ve hata bildirimlerinizi bana iletebilirsiniz. İşaret dili ile ilgili siteleri yorum olarak eklerseniz buradan onların tanıtımını da yapmış oluruz.

Proje ile ilgili daha fazla bilgiye proje anasayfasından ulaşabilirsiniz.

Mendeley ve dropbox

2009 9 Temmuz

İlk konu alıntı yönetimi, yeni değil, daha önceden de bu konuda yazmıştım; Zotero ve Jabref denediğim yazılımlardı. Yakın zamanda Yunus Emre‘den Mendeley‘i öğrendim, şimdi onu kullanıyorum/deniyorum. O da tüm platformlarda çalışıyor. Kütüphanenizi sunucuda tutuyor ve birçok bilgisayarda senkronize bir kütüphane elde edebilmiş oluyorsunuz. Son sürümünde, içine PDF gösterici de eklediler, Windows’ta PDFleri işaretleyebiliyorsunuz (fosforlu kalemle çizmek, not eklemek gibi). Ama Ubuntu’da bunu yapamadım, desteklemiyor sanırım. Sadece o PDF’e ait genel bir not tutabiliyorsunuz. Ayrı bir yazılım ile (Ör: Okular) işaretleme yapılabiliyor ama onda da notlar yalnızca o makinede kalıyor, nerede saklandığını da bulamadım. Okular PDFin içine gömüp kaydetmiyor, zaten deneyince gümledi. Benim için soft not tutabilmek önemli, çünkü makaleleri çıktı alıp okumaktansa, bilgisayarımda okumak ve gerekli gördüğüm yerlere notlar ekleyebilmek istiyorum. Her zaman çıktı alıp güzel güzel not alırım, sonra bunlar kaybolur, böyle olmaması için bir değişime gitmek lazım. Bazı makaleleri bilgisayardan takip etmek zor, çıktı alıp formülleri takip etmek gerekiyor. Bu durumda çıktı alıp, notlar ekleyip, sonra notları tarayıp bilgisayara aktarmak ileride dönüp bakmak için daha mantıklı. Paul Randal’ın da dediği gibi “Don’t ever, ever plan a backup strategy. Plan a restore strategy.” (Hiçbir zaman yedekleme stratejisi planlamayın, geri-yükleme stratejisi planlayın.) Neyse, konuyu dağıtmadan Mendeley’e gelelim tekrar. Kütüphanenize (örneğin yazılımın kurulu olmadığı bir bilgisayarda iseniz) mendeley.com’dan da ulaşabiliyorsunuz. Kaynakçayı birçok kelime işlemcisine aktarabiliyorsunuz, türlü türlü alıntı biçemini destekliyor. En önemlisi de ciddi başlamış ve iyi ilerleyen bir proje. Yakın zamanda ortamda en çok tercih edilen yazılım olacağı muhtemel. 500 MB’a kadar dosya saklamayı da ücretsiz destekliyor.

Diğer konu da senkronize çalışmak üstüne. Dropbox ile dosyaları (2GB’a kadar bedava) değişik bilgisayarlarda senkronize saklayabilmek mümkün. Dropbox arkaplanda çalışıyor ve sizin elle eşlemenize gerek kalmadan güncellenen dosyaları sunucu ile eşliyor. Diğer bir bilgisayarda oturumu açtığınızda siz işlerinizi yaparken o arkaplanda güncel dosyaları sunucudan çekip bilgisayara yüklüyor. Bakmaya değer.

Subversion var, onu kullan diyen çıkabilir. Dropbox’ın güzel yanı eşleme işlemini kendisi yapıyor olması. Hem her problem de çivi değil ki canım, çekiçle girişelim…

Bunlara çok zaman harcadığımda kütüphaneci olmalıymışım diyorum :) Bu kadar yeter, metod da önemli ama asıl önemlisi bilgi.

Siz de alıntılar için yazılım kullanıyor musunuz? Makaleleri, kitapları nasıl okuyorsunuz, notlarınızı nasıl saklıyorsunuz? Daha doğrusu ilerde onlara kolay ulaşabilmek için neler yapıyorsunuz?

Ekleme: Mendeley’in Linux sürümü de PDF üstünde notlar almayı destekliyor.

Kitaplara sahip olmak

2009 24 Haziran

Kitap Budama haftasının (haftadan biraz uzun oldu sanırım!) sıradaki hedefi kitaplarım oldu. Ama kitaplarımı kurban etmedim, azad ettim!

Evde ve okuldaki kitaplığımda yıllardır okunmayı bekleyen en iyi arkadaşlar vardı ve benim gösterdiğim büyük ilgiden (!) artık çok sıkılmışlardı. Ben de üçüncü kez kalkıştığım kitap bağışı seferberliğinde büyük bir kısmını bizim kütüphaneye vererek onları mutlu ettim. Tümünü vermedim tabii ki; zamanında bir hevesle aldığım ve sonra okumadığım, okumaktan vazgeçtiğim, zaman ayıramadığım kitapları verdim. Düşündüm de; bende durdukça işe yaramayacaklar. Hepsine yetecek kadar zaman bonkörü değilim. Kütüphanede mutlaka birilerinin işine yarar. Laboratuvarın kütüphanesi var ama oraya bakanı görmedim henüz. Okulun kütüphanesi herkesin ortak baktığı yer, internetten arama yapma imkanı ile erişimi kolay. En mantıklı yer orası gibi geldi. Sadece kitap değil, dergileri de gözden geçirdim. Bilim ve Gelecek’in birçok sayısı vardı bende, bizim kütüphanede yokmuş, onları da verdim, en çok da onlara sevindim.

Yazının devamını oku »

Temiz bir gelen kutusu ve takvim

2009 17 Haziran

Gmail Ekran GörüntüsüBudama haftasının RSS okuyucusundan sonraki talihlisi Gmail ve kalender arkadaşım oldu!

Ben tüm e-posta iletişimim için Gmail kullanıyorum. Baktım bir sürü etiket var, gelen kutusunda tonla e-posta beni bekliyor, sakladığım gereksiz iletiler sürekli ilgimi çekiyor, vb. Muhtemelen çoğu kişi de benzer durumdadır.  Ve herkes benim gibi biriktirmeye devam eder. Onları güzel güzel sınıflamaya falan. Arada dönüp bakarsın, aynı mesajları birkaç kez okursun, şimdi cevap yazmayayım sonra yazayım deyip okuduğun zamana da yazık edersin. İnternette dolanırken, temiz bir gelen kutusuna dair fikirler gördüm ve nedense hemen işleve koyasım geldi ;)

Yazının devamını oku »

Blog okumak üzerine

2009 14 Haziran
Başlamadan not: Kişisel bir yazıdır, kafamı toparlamak için yazıyorum. Okur tamamen farklı düşünebilir veya hiç ilgisini çekmeyebilir.

Zamanında blog tutmak üzerine bir yazı yazmıştım. Bu yazıyı ara sıra okumaya ihtiyacım var. Şimdi onun diğer yüzünü düşünmek istiyorum, yani blog yazmak değil de okumak yönünü…

İnternet, son birkaç yılda insan hayatında çok büyük bir etken olmaya başladı. İnternet sosyalliği gün geçtikçe daha da demir atıyor hayatımıza. İletişimdeki önceki dev adım radyo ve televizyon ile gelmişti. İnternetin dev adımı ise linke tıklama teknolojisi oldu, ve en sonunda katkıda bulunma imkanı. Yani, isterseniz yalnızca izleyen/dinleyen olmuyorsunuz artık. Saçmasapan takma adlara bürünüp (ya da isim vermeyip) küfretmek; saatlerce uğraşılıp göz nuru ile hazırlanan içeriklere üstünkörü yorumlarda bulunmak; Türkçe yazmayı bilmediğinizi ilginç bir alfabe ile (nbr qanqa, boswer ya!) tüm aleme haykırmak sizin elinizde. Neyse, konuyu dağıtmayalım. Neydi asıl konu? Blog okumak. RSS okuyucular ile çoğumuzun yaptığı işlerden biri. Benimse uzun süredir yaptığım ama en son bir sadeleştirmeye gittiğim.

Yazının devamını oku »

Budama haftası

2009 10 Haziran

İşler rahatlamış… Normalde bu hafta ne yapsam, neler öğrensem diye düşünür insan. İzlenmemiş filmler, gidilmemiş yerler, görülmemiş arkadaşlar, okunmayı bekleyen kitaplar… Bir liste hazırlamaya kalksam hafta onunla geçer zaten. Ama ben tam tersini yapacağım. Hayatıma katacağım en güzel yeni şey onu budamak olacak. Düşünüp bir sürü şeyi çöpe atacağım, gereksiz işleri bir daha dönüp bakmamak için sileceğim, bazı şeyleri unutacağım. Ortalık bir ferahlayacak, pîr ferahlayacak. Şunu da izleyeyim yok, bunu da okuyayım yok, şu işler yarım kalmıştı yapayım yok. Bu haftayı hayatı budama ve sadeleştirme haftası olarak seçtim. Biriktirip biriktirip atmak lazım arada.

LaTeX’te birkaç matematiksel formül tüyosu

2009 26 Mayıs

Bloğun açılışından bu yana 601 gün geçmiş. Bugün, ilk kez tamamına yakını başka bir yazarın katkısıyla oluşan bir yazı var menüde! Pınar‘dan bize, LaTeX’te daha güzel formüller elde etmek için birkaç matematik formülü yazma tüyosu :)

Altta açıklamalar var, burda da kullanım örnekleri ve elde edilen görüntüler. Buyrun…

Yazının devamını oku »

SİU’09 yolcusu kalmasın…

2009 18 Mart

IEEE 17. Sinyal İşleme ve İletişim Uygulamaları Kurultayı (SİU’09), Kocaeli Üniversitesi tarafından 9-11 Nisan’da, Antalya’da düzenleniyor. Sinyal işleme ve ilgili konulardaki Türkiye’deki en önemli organizasyon. Erken kayıtlar için bugün son, daha sonra biraz daha fazla ücret ödenerek normal kayıt yaptırılabiliyor.

PILAB olarak biz de kabul edilen bildirilerimizi sunacağız. Programa göre benim sunumum (“Yüz Özniteliklerinin Takibi ve İşaret Dili için İfade Tanıma”) son gün, saat 11 civarlarında, 2. Salon’da olacakmış. Bildiri, genel olarak tezde yaptıklarımın bir bölümünün Türkçesi halinde hazırlandı. Sunumu da benzer şekilde hazırlayacağım.

Akademik yönünün yanısıra, SİU’ların diğer güzel yanı, dönem arasında verdiği küçük bir tatil havası ve ülkedeki benzer işler yapan insanların iletişimine altyapı oluşturması. Gelenlerle SİU’09′da görüşmek üzere…

Alıntı yönetimi ve derli toplu literatür taraması

2009 5 Mart

Literatür taraması yaparken genelde şöyle bir yöntem izlenir: Araştırmacı ilgili tüm makaleleri çıktı alıp, tüm notları üstüne yazar. Ekrandan anlaması zor olan kişiler için (benim gibi) bu yöntem makaleyi daha iyi anlamayı sağlar. Fakat makale sayısı arttıkça ve geçmişe dönmek gerektikçe işler biraz zorlaşır. Tezinizde ilgili notları derlemek, sınıflandırmak, alıntıları geçirmek falan… Zor iş… Yani bu iş için bunca araç varken biraz zaman israfı gibi. Bu araçlar gittikçe daha da gelişirken bi de.

Ben literatür taraması yaparken Jabref‘i kullanmıştım ve okuduğum tüm makaleleri orada etiketleyip, sınıflandırıp, notları oraya geçirmiştim. Pdf’leri de tek bir dizinde saklıyordum belli formatta isimlendirerek. Jabref’in içinden pdf’leri otomatik açabiliyorsunuz, insan klasörler içinde kaybolmuyor. Jabref’i tek çalıştırılabilir java dosyası olarak (yanına pdf’leri de koyarak) bellekte taşımak da mümkün. Dolayısıyla arada yedeği alınarak bibtex dosyası güncel tutulabiliyor. Yeni makaleleri eklerken Google Scholar’dan Bibtex’e aktar seçeneği ile alıyordum bilgileri. Biraz zahmetli de olsa uzun vadede kaybolmayı engelliyor ve bilgiler hasıraltında kalmıyor.

Yazının devamını oku »

« Daha Eski YazılarDaha Yeni Yazılar »